Birmingham Üniversitesi’nde Antik ve Geç Antik Çağ Tarihi alanında doktorasını tamamlamış bir tarihçidir. Akademik çalışmalarını, Roma İmparatorluğu’nun toplumsal yapıları, aile hayatı, cinsiyet rolleri üzerine yoğunlaştırmıştır. Doktora tezi daha sonra Marriage, Sex and Death: The Family and the Fall of the Roman West adıyla yayımlanmış ve büyük ilgi görmüştür. Southon bir süre üniversitede Antik ve Ortaçağ Tarihi dersleri ile akademik yazım üzerine eğitim vermiş, ardından tamamen yazarlığa yönelerek akademik kariyerini geride bırakmıştır. Bilimsel titizliği mizahla birleştiren anlatım tarzıyla bilinen Southon, Roma dünyasının gerçekliğini modern okuyucuya çarpıcı, etkileyici ve çoğu zaman esprili bir dille aktarır. Roma cinayet kültürünü ele aldığı A Fatal Thing Happened on the Way to the Forum ile popüler tarih alanında güçlü bir isim hâline gelmiştir. Son dönemde yayımlanan A Rome of One’s Own: The Forgotten Women of the Roman Empire ise Roma tarihindeki unutulmuş kadınların hikâyelerini gün yüzüne çıkaran önemli bir çalışmadır.
“Bu, bir imparatoriçenin hikâyesi; imparatorların kız kardeşi, yeğeni, karısı ve annesi olan bir kadının hikâyesi. Burada ensest ve cinayet, savaşlar ve fetihler, entrikalar ve dualar var. İyi bir hikâyede olması gereken her şeyden biraz var ve en önemlisi de bu gerçekten anlatılmaya değer bir hikâye. […] Onun kibri, sertliği, kendine hâkimiyeti ve odaklanmışlığı, onu bu alanda istemeyen erkeklere karşı bir savunma duvarıydı. Böylece imparatorluk kadınları için yepyeni bir pozisyon yarattı: Augusta.”
Antik dünyanın en güçlü kadınlarından biri olan Genç Agrippina, tarih boyunca genellikle “canavar anne”, “hırslı entrikacı” ya da “zehirli dul” olarak anıldı. Ancak Emma Southon, Tacitus ve Suetonius gibi tarihçilerin kaleminden çıkmış bu klişelerin ardına bakarak Agrippina’yı yeniden değerlendiriyor. Bu kitap, Roma İmparatorluk hanedanının merkezinde yer alan bir kadının; siyasetin, propagandanın ve tipik Romalı erkek egemen tarih yazımının tam ortasında nasıl bir var olma stratejisi kurduğunu anlatıyor. Southon, imparatorluk ailesinin kadın üyelerine dair geleneksel anlatıları sorgularken, Agrippina’yı ne bir kurban ne de bir kahraman olarak sunuyor. Onu kendi çağının politik zorluklarını kavrayan, gücü kişisel cazibesinden değil, zekâsından ve soyundan alan bir figür olarak resmediyor. Bu anlatım, klasik tarihçiliğin soğuk mermer heykellerine can veriyor; hem anneliğin hem iktidarın hem de tarihin, taraflı tarih yazımının ellerinde nasıl şekillendirildiğini gösteriyor. Bu kitap; bir biyografi olmanın ötesinde, aslında Roma tarihinin en tartışmalı kadını üzerinden güç, temsil ve cinsiyet üzerine bir yeniden okuma önerisi olmakla beraber Roma tarih yazıcılığını ihtiyatla okumamız gerektiğini de bize hatırlatıyor. Emma Southon’un keskin mizahı ve tarihsel titizliğiyle birleşen bu anlatı, okuyucuya hem geçmişi hem de bugünü yeniden düşünme fırsatı sunuyor.
Garanti Kredi Kartları
İşbank Kredi Kartları
Halkbank Kredi Kartları
Denizbank Kredi Kartları
Türkiye Finans Kredi Kartları
Vakıfbank Kredi Kartı ile Ödeme
Yapıkredi Kredi Kartları
Finansbank Kredi Kartları